Perşembe, 20 Ağustos 2026

Sabahları yüzünüz ve elleriniz şişiyorsa nedeni bu olabilir! Uzman uyardı – Sağlık Haberleri

Melis Demirci 3 dk okuma 0 yorum

Tuz, vücudun sinir iletimi, kas kasılması ve sıvı dengesinin korunmasında kritik bir rol oynayan sodyumu içerir; burada önemli olan miktardır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkinlerin günlük tuz tüketimini 5 gramın altında tutmasını önerir; bu, yaklaşık bir silme çay kaşığına eşdeğer olup, toplam besinlerden alınan tuzu kapsar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, bu sınırın aşılmasının kalp‑damar ve böbrek sağlığına zarar verebileceğini, aynı zamanda idrarla kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını da olumsuz etkileyebileceğini vurgulamaktadır. Özellikle kalsiyum alımı yetersiz, D vitamini eksikliği veya menopoz sonrası bireylerde bu risk daha belirgindir.

Türkiye’de ortalama tuz tüketimi DSÖ’nün önerdiği seviyeleri aşmaktadır. Doğan, çoğu fazla tuzun sofrada eklenen tuzdan değil, ekmek, peynir, zeytin, şarküteri ürünleri, hazır çorbalar, konserveler, turşular, hazır soslar, cips, kraker ve fast food gibi işlenmiş gıdalardan kaynaklandığını belirtir. Bu nedenle gıda etiketlerini okumak ve işlenmiş ürünlerin tüketimini sınırlamak kritik bir adımdır. Yüksek sodyum alımının sadece tansiyonu yükseltmediğini, uzun vadede damar sağlığını da zedeleyebileceğini belirten Doğan, kalp‑damar sistemine zarar verebileceğini ve idrarla kalsiyum atılımını artırabileceğini iletmektedir. Osteoporozun tek nedeni tuz olmadığını, hormonal değişiklikler, genetik faktörler, fiziksel aktivite ve beslenme gibi çoklu unsurların birlikte değerlendirildiğini hatırlatır.

Tuz tüketimini azaltmak isteyenlerin yalnızca sofrada tuz eklemeyi bırakmalarının yeterli olmadığını söyleyen Doğan, işlenmiş ve paketli gıdaları sınırlandırmanın, etiketleri okumak ve taze, doğal besinleri tercih etmenin en etkili yollar olduğunu savunur. Tuz yerine kekik, biberiye, fesleğen, kimyon, sumak, sarımsak, limon suyu ve sirke gibi doğal aromalar kullanılabilir. İlk başta yemekler daha az tatlı gelebilir, ancak damak tadı zamanla düşük tuz seviyelerine uyum sağlayacaktır. Sağlıklı beslenmenin kalori hesabından öte, tuz ve sodyum alımını doğru yönetmeyi gerektirdiği vurgulanan Doğan, tuzluğu sofradan kaldırmanın önemli bir başlangıç olduğunu, ancak gerçek farkın işlenmiş gıdaları azaltmak, etiket okumayı alışkanlık haline getirmek ve doğal besinleri sık tercih etmekten kaynaklandığını özetler. Bu küçük tercihler, uzun vadeli sağlık için büyük fark yaratır.

Melis Demirci
Melis Demirci

Gündem ve son dakika haberleri üzerine çalışan deneyimli muhabir. Doğru ve hızlı haberciliği ilke edinmiştir.

Yorum Yap