Perşembe, 20 Ağustos 2026

İBB Davası’nın 68’inci günü sanıkların savunmalarıyla devam ediyor

Seda Özdemir 4 dk okuma 0 yorum

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri’dek Marmara Kapalı Cezaevi’nde, İBB Davası’nın 68’inci günü, tutuksuz sanıkların savunması devam ediyor. Saat 21.00 itibarıyla 13 tutuksuz sanık savunma yaptı, olay yerinde çılgınlık baş gösterdi. Birbirinden farklı iddialar, mahkeme salonunu sarmış, şiddetli bir atmosferin içinde herkes nefes nefese bekliyor.

O gün, Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53 tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın 68’inci günü, Silivri’deki yeni duruşma salonunda gerçekleşti. İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun ardından iş insanı Adem Kameroğlu, SEGBİS yoluyla Muğla’nın Bodrum ilçesinden duruşmaya katıldı, herkesin gözleri önünde bir gösteri oldu.

Adem Kameroğlu, “Ben özellikle mülki işlerde devlet işleriyle, bürokrasi işleriyle önüm çıktığında hemen ‘Olsun, verelim gitsin, Yeter ki işi bitirelim’ zihniyetiyle mücadelenin içinde oldum” dedi. Konu Pelican Hill villaları, 2013’te villalara başladık, 2016’da inşaatı başlarken yoğun trafik başladı. 2017’de ne oldu? Biz ne oldu da bu villayı verdik? diye sordu kendini.

Kitapta geçen “Ben savcılıkta verdiğim ifadelerin hepsinin arkasındayım” ifadesi, İmamoğlu’nun da eklediği “Ekrem Bey ve ailesi projeyi ziyaret ettiler” sözüyle birleşti. İmamoğlu, Kameroğlu’na “Buluşmalarımızda zorda kaldığınızı veya tehdide maruz kaldığınızı ve ödediğiniz bu paraları geri vermek zorunda kaldığınızı niçin bana bir kez bile anlatmadınız?” diye sordu. Kameroğlu ise “Siz olmasanız dahi sizin yanınızda veya sizin etrafınızda olan insanların talimatı, bizim için her zaman için başkanın talimatı yerine geçti” dedi.

Tuncay Yılmaz’ın avukatı Ali Kemal Yıldız, “Belediyenin yapacaklarından korktum diyorsunuz ya. Bu inşaatla ilgili belediyeden korkacağınız hiçbir şey yok. Neden böyle bir şeyi kendinize mecbur hissettiniz?” diye sordu. Kameroğlu, “Büyükşehir belediyesi gelip inşaatımı durdurdu 45 gün. Nasıl korkmayayım?” diye yanıt verdi. “2017 Haziran ayında, 45 gün. AK Parti’ydi büyükşehir” dedi.

İBB Özel Kalem personeli Burcu Ciner Şimşek, itirafçı Naim Erol Özgüner’in “19 Mart’ta telefonu aldım” beyanına karşı “Kesinlikle kabul etmiyorum. Ben 2025 yılının ocak ayında telefonu kendisine teslim ettim” diyerek duruşmaya katıldı. Burcu, “19 Mart’ta artık bu telefon zaten belediye envanterine kayıtlı” diye ekledi, seyircilere bir yudum rahatlama sundu.

İSPER’de engelli kadrosunda geçici görevle büro personeli olarak çalışan Davut Bildik, “İddianamede benimle ilgili konu, başkanlık konutundaki kamera kayıt cihazlarının sökülmesi ile ilgili ama tarafımca yaşanan olaylar iddianamede çok farklı yorumlanmış” dedi. “Ben teknik bir personel değilim. Bu konuya ait herhangi bir yetki belgem yok” diyerek savunmasını tamamladı.

Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, “3 bin 800 sayfalık büyük bir iddianame içerisinde adım sadece 18 numaralı eylemde geçiyor” diyerek, “Ben 2016 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde şoför olarak çalışıyorum. 10 yılı aşkın süredir İBB’de makam şoförlüğü yapıyorum” diye konuştu. “Çünkü gerçek delillere bakarak değerlendirmeniz” diyerek, “Ben suçsuzum” dedi.

İbrahim Özkan’ın makam şoförü Mustafa Bostancı, “Bayram adlı şahsın verdiği ifadeyi okudum. Onun verdiği tarihlerde beni, bağlı olduğu Ertan Yıldız tarafından talimat geldi bana” diye anlattı. “Bir kolinin olduğunu, onu başkanımın yanına götürmem söylendi” diyerek, “Koli hakkında hiçbir bilgim yok, etmiyorum” diye ekledi.

Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, “2 kız çocuğum var. Biri 11 yaşında, biri 6 yaşında” diyerek, “Onu 2-3 ay boyunca, küçüğü de 4 ay boyunca görüşe hiç çağırmadım” diye eğer, “Sadece tutukluluk devam ediyor, dedik gelsinler artık” diyerek, “2 Nisan’da tahliye olduk” diye bitirdi.

Kaynak: Orijinal Haber

Seda Özdemir
Seda Özdemir

Teknoloji ve dijital dünya haberleri üzerine yazan editör. Sektördeki yenilikleri okurlarına aktarır.

Yorum Yap