Sıcak Havada Tansiyon İlaçları: Doktorunu Dinle!

08.08.2026 - 07:10
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Sıcak havada tansiyon ilaçlarıyla ilgili Dr. Cengiz Başar’ın uyarısı, bugün sıcaklık artışının kalp üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Fakat bu açıklama, hastaların kendi kararlarıyla ilaç dozlarını düşürmemeleri gerektiğini de net net ortaya koyuyor.

Dr. Başar, Medical Park Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji bölümünde konuşurken, sıcak havalarda vücudun serinlemek için damarları genişlettiğini ve terleme yoluyla ısının atılmaya çalışıldığını belirtti. Kalp, bu genişlemeyle birlikte daha hızlı atmaya başlıyor ve bu durum kalp ve damar sistemine ciddi bir baskı getiriyor. Bu süreçte tansiyonun düşmesi de sık görülen bir durum olarak söz geçiyor, ama aynı zamanda sıvı kaybı ve yüksek nem, vücudun kendisini yeterince soğutmasını engeller. Böyle bir durumda stres yanıtı gelişebilir ve tansiyon aniden yükselebilir; hipertansif krizler ortaya çıkabilir.

Sıcak havada tansiyon ilaçlarıyla damar genişlemesinin birleşmesi, tansiyonda kontrolsüz değişimlere yol açarak felç ve kalp krizi riskini artırabilir. Başar, özellikle yaz aylarının başında doktor kontrolünün önemini vurgulayarak, kış aylarında uygun gelen ilaç dozunun yazın damarların doğal genişlemesi nedeniyle fazla olabileceğini söyledi. İdrar söktürücü içeren ilaçların sıvı kaybını artırdığına dair uyarıda bulundu. Ancak hastaların kendi başlarına ilaç dozunu azaltmamalı ya da ilacı bırakmamalıdır.

Terlemeyle yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller de kaybediliyor. Bu kayıp, kalbin elektriksel sistemini etkileyerek çarpıntı ve ritim bozukluklarına sebep olabilir. Dr. Başar, tansiyon hastalarının yaz aylarında ortalama 2,5-3 litre su tüketebileceğini belirtti, ama bunun herkes için geçerli olmadığını vurguladı. İleri evre kalp yetersizliği veya böbrek hastalığı olanların fazla sıvı tüketmesi, vücutta sıvı birikimine ve akciğer ödemine yol açabilir. Günlük sıvı ihtiyacı, kişinin sağlık durumuna göre belirlenmeli.

Başar, sıcak havalarda ortaya çıkan baş dönmesi, göz kararması, bayılacak gibi olma, kulak çınlaması, ense ağrısı, göğüste baskı veya ağrı, düzensiz çarpıntı, aşırı halsizlik ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin alarm işareti olabileceğini söyledi. Bu belirtilerden biri görülürse, kişi serin bir ortama alınmalı ve gerekirse sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması önerildi; zorunlu hallerde gölgede yürümek, açık renkli ve bol kıyafet giymek, şapka takmak ve yanına mutlaka su almak gerektiği vurgulandı.

Ani sıcak-soğuk geçişleri de risk oluşturur. Çok sıcak bir ortamdan doğrudan 18 dereceye ayarlanmış klimalı bir ortama girmek, damarların hızla büzüşmesine sebep olarak tansiyon krizlerini, koroner damar spazmlarını ve kalp krizini tetikleyebilir. Klima sıcaklığının 22-24 derecenin altına indirilmemesi ve hava akımının doğrudan vücuda yönlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.

Kalp ve tansiyon hastalarının yaz aylarında beslenmeye de dikkat etmeleri gerektiği belirtildi. Aşırı tuzlu ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak, alkol ve kafein tüketimini sınırlamak önerildi. Maden suyu seçerken etiket bilgilerinin kontrol edilmesi, sodyum oranı düşük, magnezyum ve kalsiyum içeriği yüksek ürünlerin tercih edilmesi tavsiye edildi. Aromalı maden sularında ise ilave şeker, tatlandırıcı ve katkı maddeleri bulunabileceği uyarısı yapıldı.

Yaz döneminde tansiyon kaynaklı acil servis başvurularında artış görüldü. En sık çarpıntı ve ritim bozuklukları, tansiyon düşmesine bağlı bayılmalar, sıcak çarpması, sıvı kaybı ve hipertansif krizlerle karşılaşıldı. Dr. Başar, kalp ve tansiyon hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması, ilaçlarını doktor kontrolü dışında değiştirmemesi ve aşırı sıcaklarda gerekli önlemleri almasının önem taşıdığını vurguladı. Ne zaman bir şiddetli durumla karşılaşırsa, doktor kontrolünde kalmak en sağlıklısı olur.

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap