Perşembe, 20 Ağustos 2026

Umut Akdoğan ile Ankara’da Madenci Eylemine Yakından Bakış

Ayşe Kaya 3 dk okuma 0 yorum

Umut Akdoğan, Yeni Parti Ankara milletvekili, Ankara’da Enerji Bakanlığı önünde yükselen madenci eylemine destek verdi. 130. gün kutlu bir gün değil, hürmet dolu bir meydanlardı. İşçiler kar, yağmur, hatta sıcaklık da önemsemeyerek yolda, meydanda, haklarını arıyorlardı. Akdoğan, “Bir an evvel bu işe garantör olan başta Enerji Bakanlığı olmak üzere, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı, İçişleri Bakanlığı’nı göreve çağırıyorum” dedi. (Anlık anlık bir ses çığlığı gibi duyuldu, ama anlarken de bir hüzni vardı.)

Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş maden işçileri, alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları eylem devam ediyor. İşçiler, “Alparslan Bayraktar çık karşımıza”, “Alparslan Bayraktar insan yemeyiz”, “Direne direne kazanacağız”, “Holdinglere el pençe, madenciye abluka” ve “Ölmek var dönmek yok” sloganlarını attı. Sözler sokağa çarptı, bir yandan da sokaklardaki gürültüyü bastırdı. (Sokağa çıktıda, insanların yüzündeki kararlılık, bir anlık bile beklenmedik bir huzur gibi belirdi.)

Akdoğan, eyleme destek verirken “Artık yeter” diyerek, Beypazarı’ndan yola çıkan işçilerin 130. gününü vurguladı. Kış, kar, soğuk, yağmur, sıcak demediler, sokaktalar, eylemdeler, meydandalar, haklarını arıyorlar. Kimse “ama bu kadar kişinin parası ödendi” diyemez. Son kişinin parası ödenene kadar işçi arkadaşlarımız mücadelesini sürdürecek, biz de onların yanında olacağız. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı garantör oldular. (Bakanların da o kadar dert sahibi olması gerektiğini söyledi; sözleri, bir anlık bir çığlık gibi yayıldı.)

Akdoğan, sözlerinin ardından işçilerin arasında oturarak, baretleri yere vurma eylemine katıldı. “Ben Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Enerji Bakanlığının önündeyim, işçilerle birlikte sendikacı arkadaşlar eylem yapıyor. İçeri girip görüşme yapmak istiyorlar. Ancak bakanlık kapıları kilitli, görev kötüye kullanılıyor ve kapı açılmıyor. Sendikacı arkadaşların, avukatların işlerini yapması engelleniyor. Bunun kayıtlara geçmesini istiyoruz. Lütfen tutunak tutulsun. Burası bir kamu kurumu, bu kapının açılması gerekiyor” diyerek şikayette bulundu. (Bir anlık bir gürültüyle, telefonunun zil sesi yankılandı, ama aklama da şiddetli bir duygu bırakmıştı.)

İşte böyle bir eylem, Ankara’nın göbeğinde, bir gün daha devam ediyor. Bakalım bundan sonra ne olacak? Hangi adım atılacak, işçilerin hakları ne zaman tam olarak sağlanacak? Gelişmeleri takip ediyoruz, belki de bir anlık bir adım, değişimin başlangıcı olur.

Kaynak: Orijinal Haber

Ayşe Kaya
Ayşe Kaya

Ekonomi, siyaset ve güncel olaylar üzerine yazılar yazan editör. Tarafsız ve güvenilir haberciliğe önem verir.

Yorum Yap