Çarşamba, 19 Ağustos 2026

Üretim Artıyor, Fiyatlar Düşmüyor: Gürer’in Sorgusu Şaşkınlık Yarattı

Seda Özdemir 4 dk okuma 0 yorum

ANKARA – CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 bitkisel üretim rekoru beklentisiyle, 2026’da tarimda rekor kırılacağını iddia eden Bakan İbrahim Yumaklı’nın sözlerinden sarkarak, vatandaşların fiyatları neden düşmüyor diye sordu. ankara’da yaya sokağa çıktığı anda, şüpheyle sular gibi dolaşıyor.

Gürer, “Üretimin çok olmasına rağmen vatandaş neden ucuz ürün alamıyor? Bunun iktidar kanadından bir açıklaması yok mu?” diye sordu. Katılımcılar arasında bir ısırık, gıda fiyatlarının düşme sürecine dair çarpıcı bir gözlem.

Gürer, tarımda kamucu, planlı üretim ve öngörülebilir bir yönetim olmayışının rafta ürün fiyatının düşmemesine neden olduğunu söyledi. Bakın, tarlad taze mahsul bulunsa da raflarda fiyat akışı yavaşlıyor, bu da planlı bir stratejinin eksikliğinden kaynaklanıyor.

Gürer, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Merkez Bankası Başkanı Fatih karahan’ın açıklamalarına dikkati çekerek, “Bakan 2026’da bitkisel üretimde Cumhuriyet tarihi rekoru kırılacağını söylerken, Merkez Bankası başkanı Karahan gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışmayı belirtiyor. Üretim artışına karşın gıda enflasyonunun yıllık enflasyona etkisini anlatıyor” diyerek, iktidarın bu konuda net bir açıklaması olmadığını vurguladı.

Ömer Fethi Gürer, mazot litresinin 80 liraya dayandığını, çiftçi ve üreticinin yoğun kullandığı gübre ton fiyatının da arttığını belirtti
mazot litre 80 liraya dayandığını, çiftçi ve üreticinin yoğun kullandığı gübre ton fiyatının da arttığını belirtti. bu da tarlad çiçek açan ürünlerin raflara gelince fiyatların düşmemesine sebep oluyor. bakın, mazot fiyatı yükseldiği sürece üretim maliyeti kucak ortadan gitti, çiftçiler de işçileri çalıştırmak zorunda kalıyor.

Gürer, “Sulama suyu elektriğinden işçiliğe, ithalattan ihracata olumsuzlukları görmezden gelinemez” diyerek, “ilacı, tohumu, sulama suyu giderleri durmadan artıyor” dedi. sözleriyle, tarladan raflara gedişatı bir hızıyla, fiyatlar da aynı tempoda yükseliyor.

Çiftçi, “Ürün hasat sonrası düşük alım fiyatı ile gelir gider dengesi bozuluyor” diye yola çıktı. bu durum, kredi kullanarak üretim yapan çiftçi ve üreticiyi, ürünü tüccara verdikten sonra fiyat artışını görebilmek için zor durumda bırakıyor. yani, üretici sattığı ürünü raflarda fiyatını görünce, ürünün artış aralığı ile üreticiler, kazanan aracılar diyor.

Gürer, farklı ürünlerde tarla ve bahçe ile raf fiyatı arasında katlamalı fiyat artışının serbest piyasa ekonomisi ile oluştuğunu söyledi. “Tarım gibi kamunun etkin olmadığı alanda sorunlar bitmez” diye vurgu yapıyordu. kamucu bir yaklaşım, önemli girdi kalemlerinde sübvansiyon, gerekli yeterli destekler ve kooperatiflerin güçlü bir yapı ile oluşturulması, sorunları önemli ölçüde geriletecektir.

Bir yandan da “planlı üretim, öngörülebilir yönetim ve üretim sonrası işlenmiş, dondurulmuş, katma değerli ürüne üretimin dönüştürülmesi” ile bir yıl sonrası değil, birkaç yıllık sürecin sorunlardan arındırılması yaratılabilir. bu da dalda, tarlada ürün yok, gıda enflasyonu yüksek denirken, rekolte yüksek diyerek rafta ürün fiyatını vatandaş alım gücüne endeksli duruma getiremiyorsanız, nedenini doğru okumak gerekir.

Bütün bunların ışığında, CHP milletvekili Gürer, “Tarımda yapısal sorunların varlığı rekolte artışı ile yok sayılamaz. Sorunlar aşılmadan tarımda işler iyi gidiyor denmesi, tarım sorunlarını ortadan kaldırmaz” diyerek, 2026’da bitkisel üretim rekoru beklentisiyle, aynı zamanda fiyatların neden düşmediğini, tüketicinin neden mağdur kaldığını açıklamaya çalıştı. bakın, bu durum, üreticiyi de tüketeni de mağdur etmeye devam ediyor.

Kaynak: Orijinal Haber

Etiketler:
Seda Özdemir
Seda Özdemir

Teknoloji ve dijital dünya haberleri üzerine yazan editör. Sektördeki yenilikleri okurlarına aktarır.

Yorum Yap