İzmir’in Kınık ilçesinde domates, biber, pamuk ve mısır yetiştiricileri, girdi maliyetlerin artmasi, ürün fiyatlarının düşmesi ve iklim koşullarının verim kaybına yol açması sebebiyle üretimden çekilme noktasına geldiklerini belirtti. Sefa Köken, 20 yıllık deneyiminden yola çıkarak “Her sene toprağa umut ekiyoruz ama borçlarımız artıyor, tarlaları, traktörleri satıyoruz, hiçbir şey kalmadı” diye konuştu. Çiftçiler, fiyatlarla girdi maliyetleri arasındaki açığın her yıl daha da büyüdüğünü vurguladı.
Sefa Köken, “Çalışarak, üreterek batıyoruz” diyerek, domatesin üç yıldır aynı fiyata satıldığını, salçalık domatesin 4,5 TL’ye, vadeli 6,80 TL’ye verildiğini söyledi. Ahmet Mısırlıoğlu ise “Dekar başına 70 bin lira maliyet var, mahsul 50-55 bin lirayı toplamaz” diyerek, bankaların borçları “gırtlağımıza kadar geldi” diye duydu. Çiftçi, ürünün sanayideki fiyata düşerken, tarlada elde edilenin sanayi malına dönüştüğünü anlattı.
İklim koşulları da üreticiyi olumsuz etkiledi. Rekolti yarı yarıya düşen çiftçiler, “Fiyat zaten kötü, rekolti düşmesiyle tamamen belimizi büktü, yok oldu” diyerek, toprağa küstüklerini belirtti. Çiftçiler, “Üretimi sürdürülebilir yapamıyoruz, artık satacak bir şey kalmadı” diyerek, yanlarında kimse olmadığını vurguladı.
Çiftçi borçlarının artması, “Çiftçi son yıllarda gerçekten son senesi” diyerek, büyüklerin eline geçmesini, “babanın malını satıp işe girecek mi” diye sordu. Ahmet Mısırlıoğlu, “Büyüklerin elinde kaldı, 50 yaşından sonra işe alım yok, bu iş bitti” diyerek, Allah’dan yardım diledi.
Sonuç olarak, Kınık’ta çiftçiler, girdi maliyetleri, düşük fiyatlar ve iklim koşulları nedeniyle üretimden çekilme noktasına geldi. “Bak, ne olacak, bir çözüm var mı?” diye soruşurken, gıda üretiminin geleceği belirsizliğe girmiş durumda.
Kaynak: Orijinal Haber