Vakalar artıyor, mezarlar yan yana kazılıyor! Tedavisi de aşısı da yok – Dünya Haberleri
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki yeni Ebola salgını, 4 945 vaka ve 2 325 ölümle rapor edildi. Bu rakam, 2018‑2020 döneminde kaydedilen 2 299 ölümden daha yüksek. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bildiriyor ki son 24 saat içinde 101 yeni vaka ve 33 ölüm tespit edildi; hastanelerde ve karantina merkezlerinde 730 hasta bulunuyor. 1 000’den fazla kişi iyileşme sürecinde, geçen hafta ise 579 yeni vaka ve 304 ölüm rapor edilerek alarm seviyesi yükseldi.
Salgının arkasında daha az görülen Bundibugyo virüs türü yatıyor. Virüs, DRC’nin doğusundaki altı eyalette, özellikle Ituri’de yoğunlaşıyor. Henüz onaylanmış aşı veya tedavi bulunmuyor; Ituri’de aşı ve tedavi çalışmaları devam ediyor. İlk kurban, Bunia kentinde çalışan bir sağlık görevlisi olup 24 Nisan’da yüksek ateş, kusma ve kanama belirtileriyle hayatını kaybetti. Salgının resmi duyurusu yaklaşık üç hafta sonra yapıldı; uzmanlar, virüsün şubat ayında Mongbwalu’daki madencilik bölgesinde yayılmaya başladığını düşünüyor. Test kitlerinin erken dönemde Zaire türünü tespit edebildiği, Bundibugyo için ise negatif sonuç verdiği bildirildi; bu nedenle hastaların belirtileri sıtma ve salmonella gibi hastalıklarla ilişkilendirildi. Gelişmiş laboratuvarlarda yapılan analiz, virüsün Bundibugyo türünden kaynaklandığını ortaya koydu. Mücadele, sağlık çalışanlarının maaş sorunları nedeniyle düzenlenen grevler, silahlı grupların tehditleri, ulaşım sıkıntıları ve halk arasında yaygın yanlış bilgilerle zorlanıyor. Ituri ve Kuzey Kivu’da bazı bireylerin Ebola’nın gerçek bir hastalık olduğuna inanmamaları, sağlık kuruluşlarına başvuru ve temaslı takip süreçlerini engelliyor.
49 yaşındaki hemşire Etienne Ezo, Bunia’da enfekte olduktan sonra tedavi ile iyileşti; ancak Ebola’nın varlığını inkar eden kişiler tarafından tehdit edildi. DSÖ’nün başlattığı 18 aylık “Sağ Kalanlar Programı”, Bundibugyo türünden kurtulanları takip ediyor. Virüs, gözlerde, merkezi sinir sisteminde ve testislerde aylarca, hatta daha uzun süre kalabilir; bu durum, hastalığın yeniden ortaya çıkması veya cinsel yolla bulaşma riskini artırıyor.

