Sokak gazetecisi olarak bu gün süpermarket reyonlarında dolaşırken, renkli paketli ürünlerde gizli gıda benzerlerinin yoğunlukta olduğunu gördüm. İnsanlar rafların arasında çabuk seçim yaparken, gözlerini kapatıp “sağlıklı” diyorlar ama arka planda “ultra işlenmiş” bileşenler gizli. 3 farklı marka aynı anda aynı ampul altında parlıyor ve ben bunu izlemeye geldim.
Adamlar, “Yemek mi?” diye soruyor ama gerçekte “yiyecekgıda benzeri endüstriyel maddelerişlenmiş” bir şeyle karşı karşıya kalıyor. Ne kadar tüketirseniz tüketin, diyetinizin içinde kalp‑damar hastalıkları, diyabet, bağırsak florası bozuklukları, mikrobiyom çöküşü ve depresyon riski katlanarak artıyor. Bilinmiyor ama bu riskler, endüstrinin ucuz mısır, soya ve palmiye türevlerini yüksek aromalarla cazip hâle etmesiyle artıyor.
5 İçerik Kuralı: Rafın arkasında 5’ten fazla bileşen varsa ve bunları ev mutfağında tek başına bulamıyorsanız, o ürün UPF sınıfındadır. Sessiz Ürünleri Seçin: Ambalajında “Sağlıklı”, “Düşük Yağlı”, “Fitosentez Destekli” gibi büyük reklam sloganları barındırmayan, doğada olduğu gibi duran sebze, meyve, bakliyat, taze et gıdalara yönelin. Dokuyu Hissedin: Çiğneme gerektirmeyen, ağızda eriyip giden endüstriyel atıştırmalıklar yerine, lifli ve doğal dokusu korunmuş besinleri tercih edin. Adamlar, “Bu yoksa bir şey mi?” diye sorar ama yanıtı: “Evet, işte bu”…
Millet, “Peki bu ürünler ne kadar tehlikeli?” diye merak ediyor. Biri de, “Süpermarket reyonlarında gezerken gördüğüm renkli paketli gıdalarda, 5’ten fazla bileşen var, bu bir işaret.” diye ekliyor. İnanır mısınız? Gıda endüstrisi, maliyeti ucuz olan bu bileşenleri yüksek aromalarla karıştırarak küresel ölçekte bir beslenme bağımlılığı yaratmış durumda. Ne zaman, nerede? Marketin çarpıcı raflarında, her köşede, siz bakın.
Sonunda, “Gelecekte hangi gıda benzeri ürünler kafanızı baştan çevirir?” diye soruyorum. Bakalım, bu bağımlılık ne kadar sürer, belki de bir gün “gıda etiketi” yerine “gıda benzeri” etiketi göreceğiz.
Kaynak: Orijinal Haber